SÖZLER


I
Ne çok ölüp,
ne az yaşamışız.
Yaşamak ölmeyi becerebilmektir dedi adam.
Yaşamı eskiden ne çok sözcükle anlatabildiğini
umursamadan.

II
Mührü mutlaktan emanet,
nübüvveti gelinceye kadar lâl.
"OKU"
Anlayana elbet bu emir,
bu hâl.

III
Bir düşün düşkünlüğünde düştüm yollara.
Aklımın almadığı,
zahirim ne olur bağışla.

IV
Biz aynı tezgâhda satılan,
Ayrı kitaplarda
Aynı öykülerin anlatıldığı
Ayrı kahramanlardık.

V
Dök içime,
yüzünden yüzüme akan ne varsa.

VI
Birer kadavraya dönüşmemiz çok da zor
olmadı aslında.
Sadece duyularımızı doyurarak yaşamamız yetti
bu nihai sona.

VII
Yazabildiğim kadar benim.
Okuyabildiğim kadar sen.
Düşünebildiğim kadar varım.
Düşlüyebildiğim kadar özgür.

VIII
Her şeyden  geçerek sevdim seni.
Önce seni,
sonra seni,
yine seni sevdim.

IX
Su içmek acıtır mı insanı?
Acıtır.....
Acıdır...
Su ..
Kerbela olur yakar beni.

X
Gerçekler biraz da kara dokunmak gibidir aslında.
Üşütsede ellerimizi,
dokunmaktan alakoyamayız kendimizi.

XI
Bir yürek bir yüreğe ağır gelir ehil değilse insan.
Ağır gelir bir yürek başka bir yüreğe,
Bilmiyorsa taşımayı dokunmadan.

XII
İnsan atası Âdem'in pişmanlığından bi-haber,
kovulmuş olanın kibri ile dokunur dünyaya.
Ve konuşur,
kendinden olduğu zannı ile kendinin sonunda.

XIII
Yaradılışı gereği masumdu insan.
Mayası gereği aldanmaya meyilli.
İsteğin masumiyetindendi aslında
insanın kendine yenilişi.

XIV
Kirlenmiş olan uzuvlarının
vermiş olduğu acıyla konuştu insan.
Özgürüm, hazzın ve zevkin ruhumdaki
prangalarını saymazsan.

XV
Suskunluğu kadardır insan.
Söyleyemediklerinden ibarettir
kendine ait gerçekleri.
Sözleri aslında sadece karşıdan
görünmek istedikleri.

XVI
 Zamana tanıklık etmekten ziyade bir 
devinimin sahibi olmalıktır yaşamak.
Yürek istilaları,idiş edilmiş zihnine rağmen yaşayabilmek..


XVII
Yaşamak mı zor ölmek mi?
Yoksa yaşarken insan kalabilmek mi?

XVIII
Bilirim...
Mağra içlerinden de başlanır yaşamaya.
Belki yüz yıl yatılır,
belki oradan korkuyla kaçılır,
ama başlanır ...
bilirim.

XIX
Aşka dair cümleler kurmak isterdim; muhal,
aklın almadığı..

XX
Dilimizin zehrini yüreğimiz sarıncaya dek belki uzunca susmak gerek.
Belki...

XXI
Bir Üveyiğin gözleri kimin umrunda,
fişengi sürmek dururken namluya.

XXII
Algısı  sağır bir toplum,dimağı lâl bireylerin nasıl farkına varabilir ki...

XXIII
Yaşlanıyorum dedi adam,
aynada ki aksinde kırışıklıklarını gördüğü an.
Ve devam etti:
-Mutluluk zamana bağlı değil allahtan..





Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar